TÜLEK KELİMESİ

 
 
 

 

I. BÖLÜM

A. TÜLEK KELİMESİ

Araştırdığımız boyun ismi çoğu yörelerde hem Tülek hem de Tölek olarak geçtiği için biz ilk olarak bu kelimelerin ne manaya geldiği hakkında bazı bilgiler vermeye çalışacağız.

Kaşgarlı Mahmud Divan-ı Lügat- it Türk isimli eserinde Tülek kelimesini şu şekilde ifade ediyor: Tülek; dört ayaklı hayvanların tüylerini döktükleri sıra. Tüleğin geldi demek ise, koyun kırkımında geldi gemektir.

Kaşgarlı'ya göre "tölek" kelimesi ise, dölek, gönlü sakin kişi, oturamaklı gibi manalara gelmektedir. Burada eski Türkçede"d" harfinin pek kullanılmadığını belirtmekte fayda görüyoruz. Eski Türkler "doğru" ya nasıl "toğru", "dağ" a nasıl "tağ" diyorlarsa tıpkı bunun gibi "dölek"e de "Tölek" diyorlardı. Kaşgarlı'nın zikrettiği "tölek" kelimesini böyle anlamak gerekmektedir.

Tülek kelimesinin Çağataycada da değişik manaları vardır. Çağataycada Tülek kelimesi bazı hayvanların tüy döküştürmeleri, kuşların tüy dökmesi, yavaş gibi manalara gelmektedir. Ayrıca Hüseyin Kazım Kadri'nin verdiği malumata göre Arapça'da Tülek kelimesi yoluk tavuk manasına gelmektedir.

Azerice de ise "Tülki" kelimesi Tilki anlamına gelmekte, Tülki kelimesi Kazancada da aynı manaya gelmektedir. Tülki kelimesi ile Tülek kelimesi menşe itibariyle aynı köktendir. Dolayısıyla Tülek kelimesi Azericede ve Kazancada kurnaz ve açıkgöz manalarına gelmektedir.

Eski Uygur Türkçesinde ise Tülek ve Tölek kelimeleri özel isim olarak geçmektedir. Yani bu kelimeler ya bir yer ismi veya bir insan ismi olmalıdır. Nitekim Besim Atalay “Türk Büyükleri ve Türk Adları” isimli eserinde Tülek Temir ismini açıklarken, Uygur yazılarında adı geçen bir Türk olarak açıklar. Ona göre Timur Kürk'ün çağında (Calayırlı) oymağının beyi imiş.

Tülek kelimesine Tarama Sözlüğünde ise daha geniş ve daha değişik manalar verilmektedir. Adı geçen sözlüğe göre Tülek, ava alıştırılmış demektir. İkinci olarak da tüy değiştirmiş manasına gelmektedir. Umumen kuşların ve hususen Togan ve şahin misüllü kuşların tüylerini değirtirmeye derler, ıstılah-ı kuşcıyanda tülemek tabir olunur ve tülemiş kuşa Tülek denir. Tüleğe gelmek demek ise, aynı sözlüğe göre, kıvama gelmek, uygun duruma gelmek manalarına gelmektedir.

Kelime ve kavramların nerede ve nasıl kullanıldıklarını geniş şekilde içeren Derleme Sözlüğünde ise daha geniş ve değişik manalara rastlamaktayız.

Derleme sözlüğünün verdiği bilgiye göre "Tülek", "Tölek" ve "Tüleh" kelimeleri bugün memleketimizin pek çok yöresinde genellikle aynı manada kullanılmaktadır. Tülek, Tölek ve Tüleh kelimeleri genel ve ortak olarak, kurnaz, açıkgöz, düzenci manalarına gelmektedir.

Bu kelimeler yörelere göre de şu şekilde kullanılmakta ve anlamlandırılmaktadır: Afyon ilinin Bayat ve Emirdağ yörelerinde, Isparta ilinin Eğridir ilçesi ve köylerinde, Sütçüler ilçesi ve köylerinde, Burdur yöresinde, Çal yöresinde, Çanakkale ili Kumarlar ve Bayramiç yöresinde, Çorum iline bağlı Sungurlu yöresinde, Tokat iline bağlı Turhal yöresinde, Ağrı ili Doğu beyazıt ilçesinde, Başak, Hekimhan, Çardak, Göksun, Afşin, Elbistan ve Maraş ve köylerinde, Antakya ve köylerinde, Sivas'a bağlı Gürün yöresinde, Ankara'ya bağlı Bala ve Üçem'de, Kayseri iline bağlı İncesu Pınarbaşı ve çevresinde, Niğde'nin Bor ve Bahçeli yörelerinde, Ermenek, Beyşehir, Kozan, Karaisalı, Mut ve köylerinde, Silifke'de, Antalya'ya bağlı Apdurrahmanlar ve Serik ilçe ve yöresinde, Tekirdağ iline bağlı Malkara ilçesinde genel olarak "Tülek" kelimesi yukarıdaki anlamda, yani kurnak açıkgöz ve düzenci manalarında kullanılmaktadır.

Gelibolu, Ortaköy (Çanakkale), Kilis, Nizip, Gemerek (Sivas), Karacaören, Bahçe (Adana) yörelerinde ise daha fazla bu kavram "Tölek" şeklinde ve yine aynı anlamda kullanılmaktadır.

Tüleh kelimesi de farklı çevrelerde, farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Koyundere, Ahıska, Karabüzey, Araç (Kastamonu), Şarkikaraağaç (Isparta), Bağlıca, Ardanuç (Artvin), Silvan (Diyarbakır), Karaman(Konya), yörelerinde de genel olarak Tülek kelimesi yerine Tüleh kelimesi kullanılmaktadır.

Bu kavramlar (Tülek, Tölek, tüleh) ayrıca saygın kimse, alıngan, kuşkulu, korkak gibi manalara da gelmektedir.

Ayrıca Tokat, İskilip, Havza, Merzifon ve köyleri, Giresun (Ama), Erzincan (küpesi), Kilis, Kangal, Avanos yörelerinde Tülek kelimesi tüyü dökülmüş kuş ya da kümes hayvanrları manasında halen kullanılmaktadır. Eskişehir'e bağlı İkipınar, İzmir'e bağlı Foça ve Bulgaristan göçmenleri( Edirne) arasında da çok tüylü bir çeşit deveye Tülek denilmektedir.

Gediz, Ermenek, Çal, Tosya, Yalak, Mut ve Köyleri, Sütçüler ve köyleri, Bor, Bodrum, Ula, Fethiye, Milas ve Adana yörelerinde Tülek denildiği zaman ilk akla gelen şey keklik ismini verdiğimiz hayvandır. Yalnız bu keklik bir yaşındaki keklik, yavru keklik, yaşlı kart keklik, erkek keklik, yuvasını unutmayan geri dönen kuş gibi sıfatlara haizdir.

Tülek kelimesinin kullanıldığı ve geldiği diğer anlamları da şöyle sıralayabiliriz: Kül süpürmeye yarayan tavuk, ördek v.b. kuş kanadı (Ankara, Hasanoğlan), kanatlı hayvanların kanat ve kuyruk türleri (Taşköprü, Kastamonu), evlenmemiş, yaşlı kız (Datça Muğla), efe (Kütahya), bakkalların kağıttan yaptıkları külah (Fili, Biga, Çanakkale), çok genç delikanlı (Antalya).

Besim Atalay'ın verdiği bilgiye göre ise Uşak dolaylarında çok kurnaz kişiye Tülek denmektedir.

Yukarıdan beri sıraladığımız tanımlamalar olayca anlaşılacağı gibi belgelerden, kitaplardan aldığımız tanımlamalardır. biz incelememize ana bölge olarak Orta Anadolu'daki, özellikle Kırşehir ve Kayseri yörelerindeki Tülekleri aldığımız için şimdi bu bölgelerde kullanılan anlam ve kullanımları karşılaştırırsak Tülek kelimesinin anlamını genel olarak ortaya çıkarabiliriz.

Tülek kelimesi bugün Kırşehir ili Çiçekdağı ilçesine bağlı Tülek köylerinde (İbikli, Beşikli, Demirli, Hacıduraklı, Aşağı, Yukarı ve Orta Hacıahmetli, Hacıhasanlı, Hüsünlü(Hüseyinli), Arabınköyü) yaşayan Tüleklerce Civanmert, Kurnaz, Açıkgöz olarak anlamlandırılmaktadır. Ayrıca Kayseri'nin Akkışla kasabasında yaşayan Tüleklere Tülek kelimesinin ne manaya geldiğini sorduğumuzda bize tıpkı yukarıdaki gibi kurnaz, açıkgöz, yiğit gibi manalara geldiğini söylediler. Hatta Akkışlalı Tüleklerden birisinin bu hususta anlattığı şu hikaye hem çok anlamlıdır, hem de Tülek kelimesinin manasını mükemmel bir şekilde açıklar mahiyettedir.

Bize bu olayı anlatan Fatma teyzenin (Lakabı Tüleğin Kızı) ataları büyük bir davet vermişler. Bu davete icab edenlerin arasında Fatma Teyze'nin dedesi de varmış. Bunlar yedi kardeşlermiş. Bu yedi kardeş bu davette yemeğe oturmuşlar ve kendi aralarında hayvanın aşık kemiği kimde çıkacak diye bir iddiaya girmişler. Aşık kemiği Fatma Teyzenin dedesi olan İbrahim ismindeki şahısta çıkmış, fakat İbrahim isimli bu şahıs ilk planda aşık kemiğinin kendisinde olduğunu söylememiş. Maksadı onları kemiği uzun uzun aramalarını sağlamak ve bu suretle de eğlenmekmiş. Nitekim diğerleri hayvanın etini yeyip bitirmelerine rağmen kemikleri tek tek araştırıp aramalarına rağmen aşık kemiğini bulamıyorlar. Bir müddet sonra İbrahim isimli şahıs aşık kemiğinin kendinde olduğunu sevinçle ve gururla söyleyince orada bulunanlar birazcık da bozularak kendisine "amma da Tülekmişsin" yani amma da kurnazmışsın, gözü açıkmışsın diyorlar ve bundan böyle İbrahim isimli şahsın çocuklarına bu açıkgözlülüğü ve kurnazlığı dolayısıyla Tülekoğulları veya Tülekuşağı kendine ise Tülek deniliyor.

Yine Akkışlalı Tüleklerin yakınlarından olan bir başkasından aldığımız bilgi de enterasandır. Bayram Gülcek beyin anlattığına göre ise, Akkışlalı bazı kimseler Adana'ya ve dolaylarına çalışmaya gidiyorlarmış ve yaz gelince Tüleyip geliyorlarmış. bundan dolayı ise kendilerine Tülekler denirmiş. Bu hikayeyi ise Gülcek'e dedeleri anlatmış.

Kirşehir ili Çiçekdağı ilçesine bağlı bir tülek köyü olan İbikli köyünün büyüklerine "size tülek denmesinin sebebi nedir, niçin tülek diyorlar" diye sorduğumda kendileri yukarıdakine benzer fakat biraz da olsa değişik şeyler anlattılar.

Bunlardan çoğu özellikle tülek kelimesinin civanmert, açıkgöz manalarına geldiğini söylemektedirler. Mesela rahmetli Yusuf Amca bizi etrafına toplar “oğlum bizimle alay etmeleri hasetliklerinden ve çekememezliklerindendir, Tülek demek, mert, civanmert, akıllı ve kunnaz demektir, onlar bunu çekemedikleri için böyle söylüyorlar” derdi. Nitekim aynı yaşlardaki pek çok kimse bu sıfatlardan dolayı da tüleklerin yakınlarındaki diğer insanlar tarafından sürekli çekilemediğini ve kıskanıldığını, dolayısıyla da tüleklere haketmedikleri çeşitli lakapların takıldığını ve bazı söylentilerin ortaya atıldığını söylerler. Ayrıca bazıları da genellikle topluluktan kolay ayırt edildikleri ve onlardan genellikle ayrı oldukları için kendilerine Tülek dendiğini söylemişlerdir. Nitekim Akkışlalı .bazı kimselere tülekleri sorduğumuz zaman onlar cemaatte genellikle kendilerini belli eden kimselerdir demişlerdir.

Şimdiye kadar dolaştığımız ve görüştüğümüz bütün tülekler ayrı ayrı, farklı farklı çevrelerde olmalarına rağmen bize aynı doğrultuda, aynı anlamda sözler söylemişlerdir. Nitekim daha önce verdiğimiz Tarama Derleme ve belgelere de bakacak olursak bu manaların yıllardan beri kullanıldığına ve benimsendiğine hükmedebiliriz.

Mesela Kaşgarlı Mahmud'un Divan'ında, Hüseyin Kazım Kadri'nin Türk Lügatında, Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Tarama ve Derleme sözlüklerinde de aynı ortak manalara ve anlamlara rastlamaktayız.

Topladığımız bilgilerden açıkça görüldüğü gibi en fazla kullanılan ortak anlam "Tüy dökmek" ve "Kurnaz" anlamlarıdır. Literatürlerde olan bu anlamlara karşılık Tüleklar arasında yalnızca ve en fazla kullanılan ve benimsenen anlam Kurnaz anlamıdır. Dolayısıyla tülek kelimesinin müşterek kullanımlarından biri olan tüy dökmek, tüy değiştirmek anlamı bir tarafa bırakılırsa, kurnaz, açıkgöz manalarındaki müşterek tutumu ve anlaşmayı tülek kelimesinin kesin manası olarak niteleyebiliriz.

Bu kelimenin menşei ise bulabildiğimiz ve tespit edebildiğimiz kadarıyla Türkçenin bir biçimi olan Kazancadır. Gerçi aynı kelime Azericede de vardır ama tüleklerin daha önceki yaşadıkları yerleri gözönüne alacak olursak Tülek kelimesinin dil olarak menşeinin Kazanca olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü kazanca Tülki kelimesi Tilki manasına gelmektedir. bilindiği üzere Tilki denildiği zaman akla kurnaz ve açıkgöz kavramları gelir. Dolayısıyla Tülek kelimesinin de Tüleklerce aynı manalarda kullanılması hasebiyle bu kelimenin Kazanca "Tilki" kelimesinden geldiğini söyleyebiliriz.

Bütün bu bilgilerden sonra Tülek kelimesinin Tülek olmayan fakat tülekleri tanıyan kimselerce nasıl anlamlandırıldığını vermeye çalışalım.

Tülekler genellikle topluluktan ayrı ve farklı yapıya sahip olduklarından dolayı çevreleri ve komşuları tarafından pek benimsenmemişlerdir. Dolayısıyla da onlardan dinlediğimiz ve aldığımız bazı bilgilerin hissi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bunun böyle olduğunu kendileri de söylemektedirler. Tüleklerin komşuları da onların en belirgin özellikleri olarak kurnaz olduklarını, cihangir olduklarını yani kuvvetten çekinmediklerini söylerler.

Fakat bunrada şunu hemen belirtmekte fayda var ki, onların da çoğuna göre Tülek'i asıl belli eden özellik onun yiğitliği, cihangirliği, açıkgözlülüğüdür.

Öyleyse netice olarak "Tülek" kelimesinin anlamını, hem eski belgelere dayanarak, hem ülkemizdeki diğer yörelerdeki kullanımlara bakarak ve hem de incelediğimiz yörelerdeki kullanım ve anlamlarına bakarak, yiğit, kurnaz, açıkgöz, kuvvetli, mert ve doğru kimse olarak niteleyebiliriz.Gerçi ileride tartışacağız ama burada da kısmen değinmek istiyoruz. Bizim toplumumuzda bugün hemen her yörede akıllı ve kurnaz kimselere “tülek” sıfatı kullanılarak hitabedilmektedir. Bu şu anlama gelmemelidir. Artık dilimize iyice yerleşen bir kelime olan tülek kelimesi bazı yörelerimizde Tülek boyuna mensup olmamasına rağmen, akıllılık ve kurnazlık yapan insanlara karşı da kullanılmaktadır. Dolayısıyla kendisine Tülek denilen herkesi Tülek boyuna mensup olarak nitelememek gerekmektedir. Nitekim bugün Tülek köylerinde yaşayan insanların hepsini de Tülek olarak nitelenmesine rağmen biz bunu yanlış bir belirleme ve nitelendirme olarak kabul ediyoruz. Yani Tüleklerin yoğun olarak yaşadığı yörelerdeki bazı insanlara da yanlışlıkla Tülek denmiştir ve denilmektedir. Yine bazı bölgelerde akıllılığı ve kurnazlığı ile meşhur aile ve boylara böyle oldukları için Tülek denmiştir. Onların çoçuklarına da Tülekoğulları veya Tülekler denilmiştir. Dolayısıyla biz Tülek boyuna mensup olanlarla, kendilerine sonradan Tüleklik atfedilen kimselerin ayırdedilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.

biz kimiz
 
Reklam
 
 
Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=